3 Yaşın Altında Otizme Dikkat!
12.07.2026Otizm, günümüzde sık duymaya başladığımız, üzerinde hassasiyetle durulması gereken bir çeşit özür. Nedeni hala belli olmayan bu durumun erken farkına varılmadığı takdirde çocuk ve ailesi açısından sıkıntılı bir hayatın başlamasıdır. Erken farkına varılan çocuklarda da yüz çocukta kırkı normal bir şekilde hayatlarını devam edebilirler. Otizmi kısaca herkesin anlayabileceği şu şekilde tarif edelim. Çocuğun çevresindekilerle, kendisi istemediği sürece iletişim kurmamasıdır. Yani duyuyor ama duymuyor gibi davranması, görüyor ama görmüyor gibi davranmasıdır. Konuşma hiç başlamayabilir. Konuşan otistik çocuklarda ciddi dil problemleri olmaktadır. Peki iletişim kurmayan bu çocuklar ne yaparlar? Hemen hepsinde takıntılı davranışlar bulunmaktadır. Kendi etrafında dönme, sallanma, ellerini çeşitli şekillerde sallama, nesneleri elleriyle çevirme, nesneleri sallama, dönen nesneleri seyretme gibi davranışlar sergilemektedir.
Otizmi Nasıl Fark Edebiliriz?
Çocuğumuzun doğumundan itibaren özellikle annelerin ve diğer aile bireylerinin iyi bir gözlemci olmasını istiyoruz. Otizmin erken fark edilememesinin en önemli özelliği çocuğun ilk ayarlında tamamen normal bir şekilde büyümesidir. Fakat on ikinci aylar civarında yani bir veya bir buçuk yaşlarında çocuk da değişiklikler olmaya başlar. Bu değişikliklerin bazılarını şu şekilde sıralayalım:
- Göz kontağı kurmaması ya da kısıtlı göz kontağı kurması
- İnsanların yüzüne çok kısa bir süre bakması 1-2 saniye
- Seslenildiğinde dönüp bakmaması
- Sürekli cansız şeylere ilgi duyması
- İstekleri olduğunda çevresindekilerin elinden tutup istediğine doğru sürüklemesi
- Televizyonda çok fazla reklamları ve müzik kanallarını seyretmesi
- Anlamsızca ağlaması
- Anlamsız çok fazla ses çıkarması
- Etrafında dönmesi
- İleri geri veya sağa sola sallanması
- Nesnelere takılması ve aynı nesneyi elinde tutması ve o nesneyle garip hareketler yapması
- Bu davranışların bazılarını veya bir çoğunu çocuğumuzda gördüğümüzde mutlaka önemsenmeli ve hemen gerekli yerlere başvurulmalıdır.
Ne Yapmalıyız? Nasıl Davranmalıyız?
Çocuğumuzda şüphelendiğimiz davranışların otizm olup olmadığını anlamak için çocuk psikiyatrisi doktoruna veya ilimizde rehberlik araştırma merkezine öncelikli olarak başvurmamız gerekmektedir.
Anne ve babalar olarak davranmamız gerekenler ise; eğer çocuğumuz reklamları veya müzik kanallarını izliyorsa bunları kesinlikle izletmemeniz gerekmektedir. Otizm başlangıcı olan çocuklar tek taraflı etkileşimden çok hoşlanırlar. Bu da onların sorunlarının büyümesine neden olmaktadır. Sosyal etkileşim, ikili iletişim ve konuşma zorluğu çektikleri için çocuklarımızla uyanık olduğu her an karşılıklı etkileşim olacak şekilde oyunlar ve etkinlikler yapmalıyız. Onun bizi reddetmesi moralimizi bozmamalıdır. Onunla kim ilgilenirse ilgilensin dikkatini çekebilmek için jest, mimik ve ses tonumuzda canlılık olmalıdır. Davranışlarımız onu harekete geçirmelidir. Onun net bir şekilde anlayacağı kısa komutlar vermeliyiz. Uzun ve mecazi cümleler kurmamalıyız. Genellikle istekleri olduğunda yakınındakilerin elinden tutarak isteklerinin yanına giderler ve ağlayarak isterler. Bizler bunun yerine parmağıyla göstermesini ve söylemesi için ısrar etmeliyiz. Onun nesnelerle anlamsızca oynaması yerine örneğin arabanın tekerini çevirmek, kağıdı yukarı aşağı sallamak vs. onları işlevlerine göre kullanmasını öğretmemiz gerekmektedir. Devamlı tekrar eden yani sallanma, elini sallama başını sallama, ellerine bakma gibi davranışlara izin vermemeli, bunun gibi davranışları yapacağını anladığımızda dikkatini başka davranışlara yönlendirmeliyiz.
Tabii ki her çocuk farklıdır ve onu her açıdan iyi bir şekilde gözlemlemeli ve tanımalıyız. Buna göre yoğun bir eğitim sürecine sokulmalıdır. Genel bir görüşe göre 3 yaş bu çocuklar için sınır olarak düşünülmektedir. Otizm ilaçla tedavi edilmez, tedavisi eğitimdir. 3 yaş altı eğitim için bizim en değerli zamanımız bu unutulmamalıdır.
Seyfi ÖZDEMİR
Özel Eğitim Öğretmeni & Aile Danışmanı
Nar Özel Eğitim Rehabilitasyon Merkezi Kurucu Müdürü